AI Görünürlük Robotumuz yayında — markanızın yapay zekâ araçlarında ne kadar bahsedildiğini hemen test edin AI Görünürlük Robotu yayında — hemen test edin
Hizmetler
Sektörler
Çalışmalarımız Blog Hakkımızda Ekibimiz İletişim
Toplantı Al 15 Dakikada Teklif Al

hey@smartkid.agency
+90 850 335 0001

BAŞARI HİKAYESİ

Maxel Ju × Smartkid: Kozmetik Markasına 3 Dilli Global Vitrin

Liposomal teknolojiyle üretilen yeni bir cilt bakım markasını, ilk günden üç dilde ve üç pazarda satış yapan tek bir Shopify vitrinine taşıdık.

MARKA
Maxel Ju
SEKTÖR
Kozmetik · E-Ticaret
VERİLEN HİZMETLER
Shopify E-Ticaret, Çok Dilli Yapı, Instagram, Meta Ads
DURUM
Lansman & büyüme — devam ediyor
Maxel Ju Vitamin C, Kolajen ve Retinol serumları — marka lansman görseli
3 DilTürkçe · İngilizce · Almanca
3 PazarTürkiye · Almanya · İngiltere
22 Ürün7 koleksiyonda tek panelden

Zorluk: Kusursuz Ürün, Sıfır Dijital Varlık

Maxel Ju yeni bir marka. Liposomal teknolojiyle üretilen serumları, tonikleri ve temizleme ürünleriyle sektöre iddialı bir formülasyon kalitesiyle giriyor. Ürün tarafında iş sağlamdı; sorun bambaşka bir yerdeydi.

Yeni bir markanın en büyük problemi ürün kalitesi değildir — kimsenin onu tanımıyor olmasıdır. Vitrin yok, arama sonuçlarında iz yok, sosyal medyada ses yok. Üstelik Maxel Ju'nun hedefi sadece Türkiye de değildi: marka daha ilk günden Almanya ve İngiltere pazarlarına satış yapmayı planlıyordu.

Bu da işi ikiye katlıyordu. Bir yandan ürünün kalitesini ekranda hissettiren bir vitrin gerekiyordu; diğer yandan üç dilde, üç pazarda, tek kişilik bir ekibin yönetebileceği kadar sade bir altyapı.

Maxel Ju liposomal serum dokusu — damlalıktan akan berrak jel

Kolay yol neden yanlış yoldu?

Bu noktada çoğu markanın yaptığı şey, her dil için ayrı bir site kurmaktır. Kolaydır, hızlıdır — ve pahalıya patlar:

  • Üç kat bakım: Bir ürünün fiyatı değiştiğinde üç ayrı panele girmek gerekir; er ya da geç biri unutulur.
  • Bölünmüş SEO otoritesi: Üç ayrı alan adı, birbirini besleyen değil birbiriyle yarışan üç zayıf site demektir.
  • Kopuk stok ve sipariş: Aynı ürünün üç ayrı stok kaydı, operasyonun ilk büyümede çökmesi anlamına gelir.

Biz tam tersini kurduk: tek mağaza, üç dil, üç pazar.

Yaklaşım: Tek Mağaza, Üç Dil, Üç Pazar

1. Altyapı kararı: Shopify

Markanın önceliği teknik bakımla uğraşmak değil, satış yapmaktı. Shopify'ı seçtik çünkü çok dilli yapıyı, çoklu pazar (market) yönetimini ve ödeme–kargo entegrasyonlarını tek panelde topluyor; kampanya günlerindeki trafik yükünü marka yerine altyapı taşıyor. Mağaza, gereksiz uygulama yüküyle şişirilmeden, sade ve hızlı bir mimariyle kuruldu.

2. Dil mimarisi: üç locale, tek ürün kaydı

Türkçe ana dil olacak şekilde İngilizce ve Almanca yerelleştirmeler kuruldu. Her ürün tek bir kayıt olarak yaşıyor; üç dildeki içerikler o kaydın çevirileri. Böylece fiyat, stok veya görsel değiştiğinde tek bir yerde değişiyor ve üç vitrin birden güncelleniyor.

Pazar tarafında Türkiye ana pazar, Almanya ve İngiltere ise ayrı pazarlar olarak tanımlandı — her biri kendi para birimi ve dil eşleşmesiyle.

3. Coğrafi yönlendirme: doğru ziyaretçiye doğru vitrin

Almanya'dan gelen bir ziyaretçinin Türkçe vitrinle karşılaşması, o ziyaretçiyi kaybetmenin en hızlı yoludur. Temaya, ziyaretçinin konumuna göre doğru dil ve pazara yönlendiren bir betik ekledik: Türkiye'den gelen Türkçe vitrine, Almanya'dan gelen Almanca vitrine, diğer ülkelerden gelenler İngilizce vitrine düşüyor.

Kritik ayrıntı şu: ziyaretçi dili elle değiştirirse, bu tercihi hatırlıyoruz. Almanya'da yaşayan ama Türkçe alışveriş yapmak isteyen bir kullanıcı, her sayfa yenilendiğinde tekrar Almancaya atılmıyor. Otomatik yönlendirmeyi kullanıcı tercihinin üstüne çıkarmamak, çok dilli sitelerde en sık yapılan hatadır.

4. Temanın dilden arındırılması

Çok dilli projelerde asıl iş, ürün açıklamalarını çevirmek değildir — o kısım paneldedir ve kolaydır. Asıl iş, temanın içine gömülü sabit metinlerdir: "Sepete Ekle" yazan bir buton, "Hızlı Görünüm" yazan bir etiket, bir açılır pencerede unutulmuş bir cümle.

Bu tür yaklaşık 25 sabit metni 22 tema dosyasında tespit edip dile duyarlı hale getirdik: artık her biri ziyaretçinin diline göre otomatik olarak Türkçe, İngilizce veya Almanca görünüyor.

5. Almanca vitrinin uçtan uca denetimi

Almanca siteyi sayfa sayfa gezerek denetledik ve arada kalmış tüm İngilizce parçaları temizledik: duyuru çubuğu, alt bilgi bağlantıları, açılır pencereler, hatta görsellerin alternatif metinleri. Ürün şablonundaki "How do I use it?" başlığı "Anwendung" oldu; alt bilgideki "Buy Product" ifadesi "Produkte kaufen" olarak düzeltildi.

Bunlar küçük detaylar gibi görünür. Ama Alman bir müşteri için, tek bir yabancı kelime bile "bu marka aslında buralı değil" mesajı verir — ve güven, satın almanın önündeki en pahalı engeldir.

6. Dil seçiciyi görünür kılmak

Çoğu temada dil ve bölge seçici alt bilgide, kimsenin görmediği bir köşede durur. Biz onu üst çubuğa, koyu bir hap butona taşıdık ve mobilde de tam genişlikte görünür yaptık. Ziyaretçi dilini değiştirmek istediğinde aramak zorunda kalmıyor.

Maxel Ju yüz temizleme köpüğünü kullanan model — marka içerik çekimlerinden

7. Instagram: vitrinin dışındaki yüz

Bir cilt bakım markası ürününü sadece rafta satamaz; nasıl kullanıldığını, kime iyi geldiğini, dokusunun nasıl olduğunu göstermek zorundadır. Maxel Ju'nun Instagram profilinin yönetimini üstlendik: ürün odaklı sade kompozisyonlar, kullanım anlatan içerikler ve markanın liposomal teknoloji hikâyesini anlaşılır kılan görsel dil.

Profil, e-ticaret vitrinini besleyen ikinci bir vitrin olarak kurgulandı — estetik olarak siteyle aynı dili konuşan, ama sosyal medyanın doğasına uygun biçimde daha yakın ve daha anlatıcı bir yüz.

8. Meta reklamları: doğru kitleye ilk temas

Yeni bir markanın reklam problemi, olgun bir markanınkinden farklıdır: henüz üzerine optimize edilecek bir dönüşüm geçmişi yoktur. Bu yüzden Meta reklamlarını önce doğru kitleyi bulmak, sonra ölçeklemek mantığıyla kurduk — kreatif varyasyonlarını sistematik test eden, öğrenme verisini biriktiren bir yapı.

Ölçüm altyapısı ilk günden kuruldu: reklamdan gelen trafiğin hangi ürüne dokunduğu, sepete ne eklendiği ve neyin satışa döndüğü izlenebilir durumda. Yeni markalarda en sık yapılan hata, reklam bütçesini ölçüm kurulmadan açmaktır; o durumda harcama yapılır ama hiçbir şey öğrenilmez.

Sonuç: Bugün Yayında Olan Ne?

Maxel Ju bugün üç dilli, üç pazarlı, tek panelden yönetilen bir e-ticaret markası olarak yayında:

  • Üç dilde tam vitrin: Türkçe, İngilizce ve Almanca — sadece ürün açıklamaları değil, arayüzün tamamı.
  • Üç pazar: Türkiye, Almanya ve İngiltere, kendi para birimleriyle.
  • 22 ürün, 7 koleksiyon: serumlardan toniklere, temizleme ürünlerinden setlere kadar tek katalog.
  • Akıllı yönlendirme: ziyaretçi doğru vitrine düşüyor, elle seçim yaparsa tercihi korunuyor.
  • Sosyal medya düzeni: markanın sesini kuran, siteyle aynı estetiği taşıyan bir Instagram profili.
  • Ölçülebilir reklam: hangi kreatifin ne getirdiğini gösteren, veri biriktiren bir Meta yapısı.

Marka yeni kurulduğu için performans rakamları henüz birikiyor. Bu vakayı bugün rakamlarla değil, kurulan sistemle anlatıyoruz — çünkü satış rakamı bir sonuçtur; onu üreten şey altyapıdır. Sonuçlar oturdukça bu sayfayı gerçek verilerle güncelleyeceğiz.

Bu Vakadan Çıkan 4 Ders

  • Global düşünen marka ilk günden çok dilli kurulur. Sonradan dil eklemek, kurulu bir evi bölmeye benzer: mümkündür ama pahalıdır ve iz bırakır.
  • Çeviri, ürün açıklamasında bitmez. Temanın içine gömülü tek bir "Sepete Ekle" bile yabancı bir müşteride güveni zedeler.
  • Otomatik yönlendirme, kullanıcı tercihini ezmemelidir. Ziyaretçi dilini seçtiyse o karar sizinkinden üstündür.
  • Yeni markada önce ölçüm, sonra bütçe. Ölçüm kurulmadan açılan reklam, öğrenmeyen bir harcamadır.

Sırada Ne Var?

Maxel Ju ile çalışmamız devam ediyor. Yol haritasında Almanca vitrinin içerik derinleşmesi, pazaryeri kanallarının değerlendirilmesi ve reklam yapısının kanıtlanan kreatifler üzerinden ölçeklenmesi var. Marka büyüdükçe bu vaka da büyüyecek.

Sıkça Sorulan Sorular

Çok dilli e-ticaret için her dile ayrı site mi kurulmalı?

Hayır. Doğru yaklaşım tek mağaza içinde çoklu dil ve pazar kurmaktır: ürün tek kayıt olarak yaşar, fiyat ve stok tek yerden yönetilir, SEO otoritesi tek alan adında birikir. Ayrı siteler üç kat bakım maliyeti ve bölünmüş arama otoritesi anlamına gelir.

Yeni kurulan bir marka ilk günden çok dilli başlamalı mı?

Hedefinde yurt dışı varsa evet. Çok dilli yapıyı sonradan eklemek, kurulu bir siteyi bölmeye benzer: URL yapısı, çeviri altyapısı ve pazar ayarları baştan kurulduğunda maliyeti çok daha düşüktür ve mevcut SEO değeri riske girmez.

Coğrafi yönlendirme kullanıcı deneyimini bozar mı?

Doğru kurulduğunda hayır. Kritik kural şudur: ziyaretçi dili elle değiştirdiyse bu tercih hatırlanmalı ve otomatik yönlendirme bir daha devreye girmemelidir. Kullanıcı tercihini ezen yönlendirmeler, çok dilli sitelerde en sık yapılan hatadır.

Benzer sonuçları markanız için konuşalım

Bu vakada kullandığımız yaklaşım: Shopify E-Ticaret. 15 dakikada size özel yol haritası.

Teklif Al
Devamı Var

Diğer Başarı Hikayeleri

Tüm Çalışmalarımız